Karım hastalandığından beri arkadaşlarımız bizi ziyaret etmeyi kestiler. Onları, Alzheimer hastalığının bulaşıcı ol­madığına, her ikimizin de arkadaşlara ve ziyaretçilere ih­tiyacımız olduğuna nasıl ikna edebiliriz?
“Başınız derde girdiğinde kimlerin gerçekten arkadaşınız olduğunu bulacaksınız” sözü eski bir basmakalıp sözdür. Muhtemelen arkadaşlarınız sizi sevmekten veya sizinle ilgi­lenmekten vazgeçmemişlerdir. Değişen, sadece durumunu­za nasıl bir tepki göstereceklerini bilememeleridir.
Karınıza ve size yakın olan kişilerle doğrudan doğruya konuşun. Onlann yanına gidin veya telefon edin ve hastalık hakkında açıklamalarda bulunun. Sizin değişmediğinizi anlatın, sizin ve karınızın arkadaşlığa her zaman olduğun­dan daha çok ihtiyaç duyduğunuzu bilmelerini sağlayın. Eğer onlar gerçek arkadaşlarsa, karınızı ve sizi destekleye­ceklerdir.
Bir bakıcı olarak, kesinlikle mümkün olduğunca çok arka­daşa ihtiyacınız olacaktır. Bara gitme, golf oynama, film izleme gibi yapmaktan hoşlandığınız şeyleri içeren eski sos­yal hayatınızı devam ettirebilmek için molalar vermeye çalı­şın. İlgilendiğiniz şeyler ile faaliyetler için boşluk ve zaman ayırmanız gerekecektir.
Bazen kendimi çok yalnız hissediyorum. Sanki tüm dün­yada sadece ikimiz varmışız gibi geliyor. Onun demansı var. Benim yardıma değil, sadece konuşacak birine ihti­yacım var. Ne yapabilirim?
Başka kişilerle konuşmanın, bakıcılara fazlasıyla yardımı dokunabilir. Çoğu kimse duygularını ve deneyimlerini pay­laştıkları takdirde işlerinin daha kolay üstesinden geldikleri­ni görürler.

0 yorum: