Ağ Tabaka Yozlaşmaları

AĞ TABAKA YOZLAŞMALARI

Doğuştan ya da sonradan edinilmişlerdir. Doğuştan yozlaşmalar

Pigmentli ağ tabaka iltihabı

Kalıtım incelemesinin, özellikle de soyağacının gösterdiği gibi, çekinik yolla geçen kalıtımsal bir hastalık sözkonusudur. Ortaya çıkış koşulları değişiktir:

— çoğunlukla gece körlüğünden (akşam karanlığının çökmesiyle görme zorluğundan) yakınan bir hasta sözkonusudur;

— ayrıca, bütün bedeni ilgilendiren bir muayene sırasında da ortaya çıkarılabilir; alışılmış göz muayenesi teşhise yön verir;

— uzaktan ve yakından görme keskinliği, büyük çoğunlukla normaldir;

— özellikle, göz dibi muayenesinde soluk bir görme siniri diski, ince atardamarlar, ağ tabaka kemik hücreleri (osteoblastlar) biçimini anımsatan kuru ağaç dalı biçimli düzensiz pigment kümeleri görülür; bu kümeler, göz dibinin çevresinde yeralır, ama zamanla arka kutba doğru ilerleme eğilimi gösterir.

Tamamlayıcı muayeneler teşhisi doğrularlar:

— görme alanı incelemesi, merkezi alan çevresinde halka biçiminde kör bir bölge bulunduğunu gösterir; bu halka biçimi skotom (görmeyen alan) her iki gözdedir;

— erken dönemde görülen elektroretinogram bozuklukları, çomak hücrelerinin (skotopik sistem) düzensizliğiyle başlar; daha sonra bütün ERG çabucak bozulur ve eğri düzleşir;

— renk görme muayenesinde, mavi-sarı ekseninde sonradan edinilmiş bir renk ayırma güçlüğü ortaya çıkar;

— anjiyografi, ağ tabaka ve pigment epiteli anormallikleri ortaya koyar; bu belirtiler çok önemlidir ve oftalmoskopla yapılan yalın muayenede ortaya çıkarılamazlar.

Halka biçimi skotomun yayılmasıyla belirlenen evrim ağırdır. Hastanın görme işlevi, boru içinden bakılıyormuş gibidir. Zaten ciddi olan tablo, ihtilatlarla daha da ciddileşir. Sözkonusu ihtilat, merkezi görmeyi (zaten tek o kalmıştır) engelleyen arka kutup kataraktı olabilir ve mutlaka ameliyat edilmesi gerekir. Süreğen tipte bir glokom (karasu) ortaya çıkabilir. Ama glokomun görme alanına yansımasının değerlendirilmesi, önceden varolan bozukluklar nedeniyle zordur. Renk mad-deli ağ tabaka iltihabının tedavisi umut kırıcıdır. Bununla birlikte, hastalığın kendi kendine evrimini yavaşlatmak için A ve E vitaminlerinin ve damar genişletici ilaçların kullanılması gerekir.

Stargardt hastalığı

Bu hastalık, çocuklukta ya da ergenlikte merkezi görmenin ilerleyici azalmasıyla başlar. Başlangıçta sarı leke çukurunun normal pırıltısının yitmesiyle birlikte sarı leke bölgesinde pigment birikimi, bu alanda düzensizliğe neden olur. Bozun yavaş yavaş topaklar, pigmentler ve kah-verenginısi lekelerden oluşmuş düzensiz merkezi bir yuvarlak biçiminde niteleyici bir görünüm alır. Sonunda görme keskinliği her zaman 1/10′-un altına iner. Görme alanı muayenesi, yaklaşık 20′ dolaylarında bir merkezi skotom ortaya koyar. Beyaz ışıklı elektroretinogram normaldir. Ama kırmızı ışıklı elektrik muayenesi koni hücrelerin (fotopik sistemin) hastalandığını ortaya koyar. Renk görme muayenesi, kırmızı-yeşil karıştırması yönünde sonradan edinilme bir renk ayırma güçlüğünü gösterir. Stargardt hastalığı da, çekinik biçimde geçen kalıtımsal bir hastalıktır.

Sonradan edinilme yozlaşmalar

Sarı lekenin yaşlılık yozlaşmasına uyarlar. Sarı lekenin 60 yaşını aşmış kişilerde ortaya çıkan (nedeni iyi belirlenmeyen) ve merkezi görmeyi önemli ölçüde azaltan bozunu sözkonusudur. Bu hastalığın, ağ tabaka ile damar tabakayı birbirinden ayıran Bruch zarının bozulması ile birlikte damar tabaka düzeyindeki damar değişikliklerinin sonucu oldukları sanılmaktadır. Göz dibi muayenesinde birbirinden hafifçe farklı birçok görünüme raslanabilir. Sarı lekenin «kırçıl» görünümü diye nitelenen büyük beyaz lekelerle birlikte renk maddesi değişmesi olduğu zaman, sarı lekenin körelmiş ve pigmentli yozlaşması sözkonusudur. Ayrıca, sarı lekede parçalı bir delik ya da sarı leke düzeyinde çıkıntılı ve beyaz ödemii bir oluşum bulunması durumunda, sızıntılı yalancı ursu bir yozlaşma sözkonusudur. Son yıllara kadar, sarı lekenin yaşlılık yozlaşmalarının etkili tedavisi yoktu. Günümüzde flüoresein anjiyografisi sayesinde yeni umutlar belirmiştir.

0 yorum: