BİLLUR CİSİM HASTALIKLARI
Bu bölümde billur cisimdeki saydamsızlıkları (yani kataraktlar) ve billur cismin durum anormalliklerini (yani billur cismin normal yerinde bulunmaması; tam olmayan billur cisim çıkıkları ve billur cisim tam çıkıkları) inceleyeceğiz.
KATARAKTLAR
Kataraktların (göze perde inmesi) çoğuna yaşlı kişilerde rastlanırsa da, her yaşta, hattâ yeni doğmuş çocukta da ortaya çıkabilirler. Bu yüzden, sırasıyla yaşlılık kataraktlarını, çocukluk kataraktlarını, hastalık kökenli kataraktları ve travma kökenli kataraktları ayrı ayrı inceleyeceğiz.
Yaşlılık kataraktları
70 yaşma doğru belirirler. Bazen daha erken
ortaya çıkarlar ve «yaşlılık öncesi» kataraktlar diye nitelenirler. Puslu görme ve göz kamaşması duygusuyla birlikte görme keskinliğinin az ya da çok azalmasına yolaçarlar. Değişik yaşlılık kataraktları vardır:
— billur cismin tümünün saydamsızlaştığı tam kataraktlar;
— uzun süre yeterli görme keskinliği bırakabilen ve çoğunlukla billur cismin çekirdeği üstüne ata biner biçimde yerleşen kabuk ve kabuk altı saydamsızlıkları;
— kehribar kataraktlar (billur cismin çekirdeği sarı-turuncu renk alır).
Ayrıca, bu saydamsızlık tipleri birlikte bulunabilirler. Görme keskinliğinin azalması uzaktan ve yakından her zaman karşılaştırılabilir değildir. Bu, cerrahı girişim kararının kesin olarak verilmesini engeller; çünkü, normal okuyabilen yaşlı bir kişi uzaktan 2/10′luk görme keskinliği ile yetinebildiği halde, daha etkin bir başka kişi, yakından okuma olanaksızlığı ve uzaktan 5/10′luk görme keskinliğinden rahatsız olacaktır. Dolayısıyle, yalnızca uzaktan ve yakından görme keskinliğini değil, aynı zamanda kişinin gereksinimlerini de gözönünde tutmak gerekir.
Gerçekte, kataraktın tek etkili tedavisi ameliyattır. Göz damlası biçiminde ya da ağız yoluyla verilen bütün ilaçlar, ancak saydamsızlıkların durağanlaşmasını sağlayabilirler. Katarakt ameliyatı, son 20 yıldır oldukça başarıyla gerçekleştirilmektedir.
Çocukluk kataraktları
Billur cismin bir bölcesinde sınırlı kalan ve görme keskinliğine çok az yansıyan billur cisim saydamsızlıkları dışında, çocukluk kataraktları az ya da çok belirgin olabilirler.
Şunlar ayırdedilir:
— erişkindeki gibi tam kataraktlar;
— billur cismin embriyo kökenli denen merkez çekirdeğinin saydamsız olduğu çekirdek kataraktları;
— zonüler kataraktlar (embriyo kökenli çekirdektedirler ve billursu cismin merkez çekirdeği ile çevresel katları saydam kalır).
Çocukluk kataraktları ya doğuştandırlar ya da doğumdan sonraki birinci ay ya da yıllarda, bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkarlar.
Doğuştan kataraktlar
Kalıtımsal doğuştan kataraktlar
Aynı ailenin belli sayıdaki üyelerinde, doğuştan katarakt vardır.
Embriyo hastalıkları kökenli doğuştan kataraktlar
Bir embriyo hastalığının ihtilafıdırlar. En yaygını, embriyonun kızamıkçığa tutulmasına bağlı katarakttır. Kızamıkçık, aslında iyicil bir virüs kökenli hastalıktır. Ama gebeliğin ilk aylarında annenin kızamıkçığa tutulması, çocukta bazı lözel-likle kalp ve gözde) doğuştan oluşum bozukluklarına yolaçabilir. Kız çocuklarının ergenlik çağından önce aşılanmaları, bu doğuştan oluşum bozukluklarının ortadan kalkmasını sağlayabilir.
Doğum sonrası kataraktlar
Şunlar ayırdedilir:
— galaktoz kökenli kataraktlar (sütteki ga-laktoz kullanılmaz ve billur cisim gibi bazı organlarda birikir);
— amino asitlerin metabolizmasındaki bozukluğa bağlı kataraktlar;
— paratiroyit bezlerinin az çalışması kökenli kataraktlar;
— mongolizm hastalığına yakalanmış kişilerdeki kataraktlar.
Çocukluk kataraktlarının tedavisi
Çocukluk kataraktlarının, görme tembelliğine (ambliyopi) yolaçmasmı önlemek amacıyla çok erken ameliyat edilmeleri gerekir. Bununla birlikte ameliyat, billur cismin tümünün alındığı eriş-kindekinden değişiktir. Gerçekten, çocukta billur cismin arka kılıfını bırakıp ön bölümünü çıkarmakla yetinilir. Bırakılan arka kılıf saydamsızlaşırsa (ikincil katarakt), ortasında küçük bir delik açmak, yeniden normal görmeyi sağlamaya yeterlidir.
Hastalık kökenli kataraktlar
Genel bir hastalık ya da bir göz hastalığı sonucunda ortaya çıkarlar; genç kişilerde billur cismin çıkarılmasını gerektirirler. Katarakt tipi çoğunlukla nedenine göre değişik olduğundan, her özel nedene göre ayrı inceleyeceğiz.
Bir göz hastalığına bağlı kataraktlar
Damar tabaka kataraktları
Bir damar tabaka iltihabının ya da iris-kirpiksi cisim iltihabının evrimi sırasında, hattâ ivegen dönemden çok sonra bile ortaya çıkan ihtilatlar-dır. Genellikle billur cismin arka kılıfındadırlar; o zaman ön katlar saydam kalırlar. Ameliyatın bir iltihaplanma tekrarlamasına yolaçmasından sakınmak için, ameliyat öncesinde ve sonrasında genel kortizon türevleri verilir.
Aşırı miyopluğa bağlı kataraktlar
Çekirdeğe yerleşen kehribar katarakt, en sık görülenidir ve çoğunlukla aşırı miyoplarda ortaya çıkar. Billur cismin çevresi uzun süre saydam kalır; bu, göz dibinin çevresini muayene etmeye olanak sağlar; oysa merkezi ağ tabaka oftalmoskopla görülmez. Ağ tabakanın çevresinde bozunlar bulunması durumunda, cerrahların çoğu, kataraktın çıkarılmasından önce bozunların tedavi edilmesini (soğukla tedaviyle ya da lazerle) önermektedirler Zaten, kataraktın çıkarılması normal gören kişi-dekinden çok daha tehlikelidir ve camsı cismin uygun biçimde çıkarılmasını sağlamak amacıyla belli sayıda önlemler alınmasını gerektirir: Gözyu-varının basıncını azaltmak için damar içine iğneyle mannitol verme; göz kesişi yapıldıktan sonra göz çeperini desteklemek için bir halka yerleştirilmesi; v.b.
Genel bir hastalık kökenli kataraktlar
Genç bir kişide katarakt durumunda ya da kataraktın biçiminin bir hastalık kökenli olduğunu düşündürdüğü durumlarda,kataraktayolaçabilecek genel hastalıklar düzenli olarak araştırılmalıdır. Gerçekten, katarakt sözkonusu hastalığın ortaya çıkan ilk belirtisi olabilir. Katarakta neden olan çeşitli genel hastalıklar vardır.
Şeker hastalığı kökenli katarakt
Şeker hastasında, billur cismin ön ve arka kılıfları altına yerleşen saydamsızlıklar çok çabuk ciddileşirler. O zaman ameliyat gerekir. Genel anestezi ve cerrahi tekniklerindeki ilerlemeler ve antibiyotikler, günümüzde şeker hastasında billur cismin çıkarılmasını kolaylaştırmıştır.
Steinert kas hastalığı
Steinert kas hastalığı (Steinert miyotonisi) katarakt, hipofiz yetmezliği ve kasların kasılma ve gevşemede yavaşlığı ile birlikte kas körelmesini birleştiren bir hastalıktır.
Tetani kökenli kataraktlar
Birincil paratiroyit bezi yetmezliği (hipopara-tiroyidi) sonucunda ya da iyi yapılmamış tiroyit
ameliyatı sonrasında oluşan gerçek tetanilere katarakt eşlik edebilir.
Deri hastalıkları kökenli kataraktlar
Rothmund sendromu, Werner sendromu ve bazı büyük süreğen egzamalar katarakta yolaçabilir-ler.
Fiziksel etkenlere bağlı kataraktlar
Isı (cam işçilerindeki tek göz kataraktı), elektrik, X ışınları katarakta neden olabilirler.
Annenin ışınlanması, çocukta doğuştan katarakta yolaçabilir.
Travma kökenli kataraktlar
Delici ya da delici olmayan göz travmaları bir katarakta neden olabilir.
Delici travma kökenli kataraktlar
Çok küçük olsa da billur cisimdeki bir yara katarakta yolaçar. Yara büyükse, katarakt apansızın ortaya çıkar; saydam sıvı (ön oda sıvısı) yüklü billur cisim kütleleri hemen beyazlaşarak ön odayı kaplar; öte yandan, yara çok küçükse, katarakt birkaç gün sonra belirir. Billur cismi delen yabancı cisimler bulunması durumunda da aynı şey sözkonusudur. G:riş delikleri çok küçükse kendi kendine kapanabilir. O zaman hasta, hekime katarakt kökenli görme azalmasından ötürü başvurur.
Dolayısıyle, tek gözdeki bütün kataraktlar karşısında, bilinmeyen bir yabancı cismin araştırılmasında göz filmi çekme temel kuraldır.
Delici olmayan travma kökenli kataraktlar
Gözdeki ciddi bir travmayı (yumruk darbesi, herhangi bir darbe) izleyen günlerde, özel yerleşimli ve biçimli billur cisim saydamsızlıkları oluşmasına sık rastlanır. Saydamsızlıklar ön ya da arka kılıfta yerleşirler; yıldızımsı ya da eğreltiotu yaprakları gibi dallanmış biçimdedirler. Katarakt genellikle hızla tamamlanır; o zaman ameliyat gerekir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder